News

Check out market updates

Turizm Cenneti; Montenegro – Karadağ

Son yılların en gözde tatil merkezlerinden biri olan, Türkiye’den vize istemeyen Montenegro her yönü ile misafirlerini büyülüyor. Bizim bildiğimiz adıyla Karadağ olan Montenegro, eşsiz güzellikteki plajları, yemyeşil doğası, tarihi kalıntıları ile bizlere eşsiz manzaralar sunuyor.

Montenegro’nun en çok ziyaret edilen şehri Budva; plajları ve surların arasında kalan eski şehri ile ön plana çıkıyor. Adriyatik Denizi’nin kıyısındaki Budva’da göz alabildiğine uzanan kum plajlar yazın keyfini doyasıya çıkarmak isteyen tatilcilerin uğrak yeri olmuş. Tipik bir Akdeniz iklimine sahip olan Budva’da yaz sezonu Mayıs aylarının başlarından Kasıma kadar devam ediyor. Birbirinden güzel bu plajların çoğuna girişler de ücretsiz. Hem mavi bayraklı olan Budva plajları boyunca, hem de şehrin içinde güzel vakitler geçirebileceğiniz birçok kafelere de rastlamakta mümkün.

Adriyatik Denizi’ne arkanızı dönüp şehrin içine doğru yürümeye başladığınızda surların arasındaki eski şehri görüyorsunuz. Ortaçağdan kalma yapılar arasında dolanırken tarihe doğru bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Şehrin tepesine doğru dar ama düzgün olan yollardan geçerken bozulmamış doğanın da keyfini çıkarıyorsunuz. Ege’den çok farklı olmayan taş evlerin arasında kendinizi Bodrum sokaklarında sanmanız da mümkün. Budva’nın tepesine çıktığınızda kuşbakışı fotoğraflar çekebilir, enfes görüntüler elde edebilirsiniz. Özellikle de küçük bir bibloyu andıran Sveti Stefan Adası’nı görmeden dönmemenizi tavsiye ediyoruz.

Akşam karanlığı çökünce Budva bir başka güzel oluyor. Bir tatilden beklediğiniz her şeyi sunan Budva gece kulüpleri ve barlarında da canlı gece hayatı sizi alıp başka yerlere götürüyor.

Montenegro sadece Budva ile sınırlı değil. Macera arayanlar içinde biçilmiş kaftan olan Montenegro dünyanın en uzun ikinci kanyonunun da sahibi. 82 km uzunluk ile Colorado Nehri’nden sonra gelen Tara Nehri Kanyonu rafting ve jeep safari turları ile farklı bir deneyim yaşamanızı sağlıyor. Yemyeşil bozulmamış doğanın içerisinde unutulmaz bir gün yaşamak isteyenler için ideal bir rota.

Bunların yanı sıra Montenegro, Avrupa’nın en büyük fiyordu olan Kotor’un da sahibi. Kendinizi oyuncak bir evin içerisinde hissedeceğiniz, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınan tarihi Kotor şehrinde Eski Kent’teki Saat Kulesi, Sveti Tripun Katedrali, Sveti Luka Kilisesi, Prens Sarayı, Napolyon Tiyatrosu’nu ziyaret etmeyi ihmal etmeyin. Şehrin tamamını kuşbakışı görebileceğiniz kaleye çıkmak Kotor’da mutlaka yapılması gereken aktivitelerden biri.

Kotor’a kadar gitmişken sadece 11 km uzaklıkta olan merdivenleri ile ünlü Perast’a gitmemek olmaz. Şirin bir kasaba olan Perast, Venedikliler zamanında ön plana çıkmış, o dönemde saraylar, kiliseler inşa edilmiş. Kasabaya girer girmez merdivenlerin arasında tarihi bir geziye çıkmış hissine kapılıyorsunuz. Tam bir kartpostal havasında olan Perast’ın hizasında yer alan, doğal ada St.George ve insan yapımı olan Our Lady of Rocks adalarına tekne ile geçilebiliyor. Körfezde durup onları izlemek bile insanı masal dünyasında hissettiriyor.

Avrupa’nın birçok yerinden turist alan Montenegro’nun başkenti Podgorica, gezilecek çok fazla yeri olmasa da modern insanları ile dikkat çekiyor.

Hemen her yerinde Balkan insanının sıcaklığını bulacağınız Montenegro her mevsim size kitaplardan fırlamışcasına manzaralar sunan, kolaylıkla gidebileceğiniz bir ülke. Montenegro deniz, güneş, tarih ve doğa gezisi yapmak isteyen herkes için biçilmiş kaftan. Avrupa’nın uğrak yeri haline gelen bu ülkeyi ziyaret etmek için fazla beklemeyin, anlatılanları dinlemektense yaşamaya gidin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »